İklim Yasası mı, Göz Boyama mı? Asıl Felaket Gözümüzün Önünde!

Meclisten geçen "İklim Değişikliği Yasası" çevre için bir kazanım gibi sunulsa da, Türkiye'nin dört bir yanında yaşanan doğa katliamları, bu yasanın gerçek amacını sorgulatıyor.
Advert

MERSİN - 10 ay önce

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen “İklim Değişikliği Yasası”, kamuoyuna çevreci bir hamle olarak sunulsa da, uygulamada doğaya yönelik sistematik tahribatın hız kesmeden sürdüğü görülüyor.

 

Yanan ormanlar, delik deşik edilen dağlar, çekilen yeraltı suları, yok edilen tarım alanları ve bitme noktasına gelen hayvancılık… Her biri sadece iklim krizine değil, ülkenin geleceğine de ağır bedeller yüklüyor.

 

Mermer ocakları ve maden sahaları, dağları parçalayarak doğanın dengesini alt üst ederken, bu alanların ne derece denetlendiği ise tam bir muamma. Her geçen gün yeni bir ruhsatla doğal alanların şirketlere açılması, çevre hassasiyetinin değil ekonomik çıkarların öncelendiğini ortaya koyuyor.

 

Yanan ormanlarla birlikte sadece ağaçlar değil, binlerce hayvan türü ve sayısız canlı yaşamı da yok oluyor. Ekosistem, geri dönülemez biçimde tahrip ediliyor. Ancak bu kayıplar ne resmi raporlara yansıyor ne de kamuoyunun gündemine gerektiği gibi taşınıyor.

 

Mersin’in Silifke bölgesindeki deltada çıkan orman yangınlarına karadan ulaşım mümkün değilken, havadan da nedense hiçbir müdahale yapılmıyor. Bu duyarsızlık, “belli alanlar bilinçli olarak mı gözden çıkarılıyor?” sorularını beraberinde getiriyor.

 

Tarım arazileri plansız yapılaşmaya kurban edilirken, meralar otel alanlarına dönüşüyor. Yer altı suları çekiliyor, köylüler susuzlukla, çiftçiler üretimsizlikle baş başa bırakılıyor. Tüm bu yaşananlara rağmen “İklim Yasası” adı altında sunulan paketler, doğayı değil projeleri koruyor.

 

Çevre bilimciler, bu yasanın gerçek bir çevre koruma vizyonu taşımadığını; yalnızca uluslararası baskılara karşı sembolik bir adım olduğunu belirtiyor. Asıl çevre felaketinin, doğayı kâr alanına çeviren politikalarla yaşandığına dikkat çekiyorlar.

 

İklim Yasası Nereden Çıktı?

 

İklim yasaları ilk olarak Avrupa Birliği ülkelerinde ve ABD’de, küresel ısınmayla mücadele kapsamında uygulanmaya başladı. Bu ülkelerde yasa yalnızca kâğıt üstünde kalmıyor; sıkı denetim ve ciddi yaptırımlar da içeriyor. Türkiye ise bu sürece, özellikle Avrupa ile ticarette karbon emisyonu şartlarının devreye girmesiyle dâhil oldu. Yani çıkarılan yasa, çevre kaygısından çok, dış ticaret baskısıyla gündeme geldi. Ancak sorun şu ki, bu yasa doğaya zarar veren gerçek uygulamaları durdurmuyor; sadece uluslararası vitrine yönelik bir düzenleme olarak kalıyor.

Günün Diğer Haberleri