Advert
DİKENLİ TELLER
Av. Kenan ÇELİK

DİKENLİ TELLER

İnsanlar rahat bir yaşam için doğayı istediği gibi kullanmaya başladıktan sonra diğer canlı türlerinde hızlı yok oluşlar başladı. İnsan nüfusu arttıkça yeni yapılar gelişti, mahalleler çoğaldı, semtler oluştu. Şehirler büyüdü ve evler yetmemeye başladı. Bunlar yıkıldı, yerlerine apartman denilen kocaman binalar yapıldı. Kocaman binalar yapılırken oradaki çeşitli meyve ağaçları kesildi ve sebze ekimi yapılan alanlar yok oldu. Ağaçlar çimenleri güneşin sert ışınlarından koruyordu. Kuşlar ağaçlardaki meyvelerden beslenirken küçük böcekler yere düşen meyve kırıntıları ve ağaç yapraklarını humusa çevirmekle uğraşıyordu. İnsanlar diğer canlılardan çok birbirinden korkuyordu, bu yüzden yeni yapılacak binalara ek güvenlik önlemleri getirdiler. Artık duvarlar yetmiyordu, duvarların üzerine iki sıra tel örgüler çekilmeye başlandı. Bütün önlemler site denilen kocaman yaşam alanlarında insanların daha rahat ve korkusuzca yaşamaları içindi. Son yıllarda o bizim bildiğimiz klasik dikenli tellerin yerine jilet gibi kesici, dokunanı yaralayan korkunç teller çekildi. Duvarları aşmaya çalışırken sırtını yaralayan kediler, gerçek vicdan sahibi insanların içini sızlatır. Telleri çeken insanlar, kendini yaralayan o canlıları görmüş müdür acaba? Sadece kediler mi kendini yaralayan? Duvarların üzerinde küçük yemişleri olan sarmaşığa benzeyen bitkiler kuşları kendine çeker. Bitkinin yemişleri kuşları buralara çeker, kuşlar beslenirken aynı zamanda kediler tarafından avlanmamak için temkinli olmak zorundadırlar. Tedirginlik kuşların sık sık havalanmak zorunda olmalarına yol açar ve bu yüzden bazen kanatlarının tellere sürtünmesi yaralanmalarına sebep olurken sakatlanırlar. Yolda yürürken vücudunun çeşitli yerlerinde yaralar oluşmuş olan bir kedi veya köpek gördüğümüzde, buna büyük olasılıkla bizlerin sebep olduğunu hatırlamamız belki daha fazla duyarlı olmamızı sağlar

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
1200 YAŞINDA BÖLGEDE SADECE BİR TANE VAR O DA ERDEMLİ'DE
1200 YAŞINDA BÖLGEDE SADECE BİR TANE VAR O DA ERDEMLİ'DE
Yaşlılık değil ikinci ergenlik
Yaşlılık değil ikinci ergenlik